Sanat

D/T: Köklere dönüş

Progresif rock ve metal müzik severler tarafından merakla beklenen Dream Theater’ın on dördüncü albümü Distance Over Time geçtiğimiz 22 Şubat’ta raflarda yerini aldı. Dream Theater’ın olumsuz bir konotasyonla “deneysel” çalışması olarak adlandırılan bir önceki konsept albümü the Astonishing grubun hayranları arasında çok derin bir görüş ayrılığına yol açmıştı. Dream Theater fanlarının bir bölümü the Astonishing’i yere göğe sığdıramazken, grubun diğer konsept albümleri Scenes from a Memoryve Six Degrees of Inner Turbulence’ta buldukları müzikal kaliteyi the Astonishing’de bulamayan hayranları ise büyük bir hayal kırıklığına uğradı. The Astonishing’in aldığı muhtelif ve çoğunlukla olumsuz tepkilerin farkında olan grup, Scenes from a Memory’nin yirminci yılı şerefine çıktıkları turnedeki atmosferin de etkisiyle, köklerine dönme iddiasıyla yeni albüm çalışmalarına başladı.

Haziran 2018’de inzivaya çekilen grup üyeleri 2018 yazını yeni albümleri Distance Over Timeiçin şarkı yazıp besteleyerek geçirdi. Distance Over Timeile Dream Theater’ın albüm kayıtlarına başlarken iddia ettikleri gibi köklerine döndüğünü söylemek kesinlikle mümkün. Dream Theater, özellikle bir önceki albümden sonra beklentilerini oldukça düşürmüş olan hayranlarına Distance Over Timeile hoş bir sürpriz yapmış oldu. Albüm yaklaşık 1 saat kadar bir uzunluğa sahip ayrıca 20 küsur dakikalık parçalardan kaçınılmış, dolayısıyla çok kolay dinlenebiliyor. Albümdeki parçalara gelecek olursak, albümün açılış parçası Untethered Angelsakin introsu, hareketli riffleri ve mini gitar soloları ile albümün ilk dakikalarında gönülleri kazanmayı başarıyor.

Bu parçayı takip eden Paralyzedise klasik metal sounduna sahip olmakla birlikte progresif severleri pek tatmin etmeyebilir. Fall into Lightda klasik metal sounda sahip bir riff ile başlıyor, şarkının nakarat bölümündeki ritim değişikliği sonrasında ise Scenes from a Memory albümünden fırlamış bir şarkı hissiyatı veriyor. Hayranların en çok dikkatini çeken şarkılar albümdeki sıralarıyla Barstool WarriorAt Wit’s Endve Pale Blue DotBarstool Wariorhayatını değiştirip farklı bir yön vermek için risk almaktan korkan ve bu sebeple alkole yönelen bir adam ile ilişkisinde şiddet gören bir kadından bahsediyor ve yine riffleri ve mini gitar soloları ile yer yer Scenes from a Memoryalbümüne göz kırpıyor. Barstool Warrior’dan itibaren albüm kendi ritmini tamamen yakalıyor ve sanki daha önce dinlemiş olduğunuz bir Dream Theater albümünü tekrar dinliyormuş hissine kapılmaya başlıyorsunuz. 

At Wit’s End‘de ilişkisinde şiddet gören bir kadından ve genel olarak bu ilişkinin kendisinden bahsediyor. At Wit’s End’deki ani ritim değişiklikleri bahsedilen ilişki içerisinde yaşanan duygu değişimlerini net bir şekilde dinleyiciye aktarıyor ve bu anlamda şarkı sözlerini birebir destekliyor. At Wit’s Endroller coaster etkisi yaratan ani ritim değişiklikleri ve özellikle akustik outrosu ile akılda kalan şarkılardan biri. Albümdeki diğer dikkat çekici şarkı ise 1990 yılında Voyager 1 tarafından çekilen yeryüzü fotoğrafına bir güzelleme olan Pale Blue Dot. Şarkı oldukça ağır ve the Imperial March’ı anımsatan rifflerlerle başlıyor. Şarkı, grup üyelerinin teker teker hünerlerini sergilediği solo bölümün ardından güzel bir gitar solosu ile dinleyiciye veda ediyor. Distance Over Time, sıkı Dream Theater hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir albüm. Pop ezgileri tarafından ele geçirilen güncel müzik akımı içerisinde progresif rock alanında yeni çalışmalar yapıldığını görmek ve yeni albümler dinleyebilmek progresif müzik severler için oldukça büyük bir lüks.