Sanat

Met Gala 2019 üzerine notlar

Tasarım ve Moda dünyasının kırmızı halısı olarak bilinen Met Gala, bu yıl ana temasını Susan Sonntag’ın 1964 yılında yazdığı “Camp Üzerine Notlar” isimli denemesinden yola çıkarak “Camp: Moda Üzerine Notlar” olarak belirledi. 1948’den beri düzenlenen ve mayıs ayının ilk pazartesi günü gerçekleşen MetGala’nın bu yılkı ev sahipleri ise Lady Gaga (müzisyen & oyuncu), Serana Williams (tenisçi), Haryy Styles (müzisyen) ve Alessandro Michel (modacı & tasarımcı) olacak. MetGala, sosyal medyada ve basında hangi ünlünün hangi kıyafeti giydiği üzerinden değerlendirilse de organizasyonun asıl amacı New York’taki Metropolitan Müzesi’ndeki Kostüm Enstitüsü’ne bağış toplamak.

New York Metropolitan Müzesi ve Met Gala

Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk büyük sanat müzelerinden biri olan Metropolitan Müzesi vergilerle kurulan kamu müzelerinin aksine, bazı iş adamları, sanatçılar ve düşünürler tarafından özel bir teşebbüs olarak 1870 yılında kuruldu[1]. Günümüzde dünyanın en çok ziyaret edilen üçüncü müzesi olan Metropolitan Müzesi’nin koleksiyonlarını; farklı yapı, coğrafya ve tarihi dönemden eserlerden oluşmakta. Met Gala ise müzeye bağlı olarak Kostüm Enstitüsü’ne bağış toplamak için moda yayıncısı Eleanor Lambert tarafından 1948 yılında ortaya çıktı. Katılımcılarının çoğunluğunun sanatseverler ve filantropların oluşturduğu bu etkinliğe katılım bedeli 1948 yılı için elli dolardı. Bu meblağ günümüzün parası ile yaklaşık olarak 520 dolara tekabül ediyor. Vogue genel yayın yönetmeni, 1972’de Kostüm Enstitüsü’nün başdanışmanı olunca, Met Gala daha da popülerleşti ve Andy Warhol, Diana Ross ve Cher gibi zamanının ünlü isimlerini de içine alan, daha ihtişamlı ve ‘star’ odaklı bir organizasyon haline geldi[2]. Günümüzde katılım/bağış ücretlerinin 30 bin doları aştığı, Apple ve Warner Bros gibi büyük şirketlerin sponsor olduğu Met Gala aracılığıyla son 15 yılda Kostüm Enstitüsü için yaklaşık 186 milyon dolar toplanmış[3].

Met Gala 2019: “Camp: Moda Üzerine Notlar”

Tarihten (Habsburg Hanedanlığı, Katolik Klisesi), coğrafyaya (Hindistan, Çin), modadan (Dior, Balenciaga), müziğe (Rock, Punk) birçok konuyu işleyen Met Gala’nin ana teması, aynı zamanda Kostüm Enstitüsü’ndeki serginin de konusunu oluşturuyor. Yani Met Gala aslında tek gecelik bir organizasyondan fazlası. Bütün bir yıla yayılan ve birçok kuruluşun işbirliğine dayalı bir etkinlik. Örneğin, geçen yıl gerçekleşen Göksel Cisimler: Moda ve Katolik İmgelem sergisi için serginin küratörü Andrew Bolton ve üst düzey Vatikan yetkilileri işbirliği gerçekleştirdi.

Bu yılın konusu ise “Camp: Moda Üzerine Notlar”. İngilizce’de, bayağı, komik, düşük, gülünç anlamına gelen Camp, etimolojik köken olarak aslında Fransızca se camper (abartılı bir şekilde poz vermek) kelimesinden gelmekte[4]. 19. yüzyıla kadar çok kullanılmayan bu kavram, 20. yüzyılın başlarında gösterişli, abartılı; kadınsılık veya eşcinsel karakteristiğini ifade eden bir kavram olarak literatürde yer aldı. Susan Sontag’ın 1964 yılında yazdığı denemesinden sonra ise Camp; sanat endüstrisinde kullanılan bir terim haline dönüştü. Kavramın kendisi her ne kadar kitsch (bayağı) kavramı ile karıştırılsa da aslında daha bilinçli bir estetik tarza işaret ediyor. Camp, güzelliği işlemiyor ve o yapaylık ve stilizasyon düzleminde yer alıyor[5]. Sontag’a göre“androjen” olma durumu Camp duyarlılığının en belirgin özelliklerinden birini oluşturuyor[6] . Güzel olanın, eril erkeklerde feminenlik, kadınlarda ise maskülenlik olduğu varsayılıyor. Camp doğası gereği kuir kültürüyle de bağlantılı. Bu nedenle, Camp Modasını bilinçli bir abartı veya şatafat hali, avangart olma durumu, ve cinsiyetlerarası olarak da tanımlayabiliriz.

Met Gala’nın sanat endüstrisi için önemi

Müzeleri başarılı bir şekilde pazarlamak, halkla ilişkiler, reklamcılık, sponsorluk gibi kurumsal departmanlara bağlı olduğu gibi, müzelerin görünürlüklerine de bağlıdır. Müze mekânları, ekonomik gelir elde etme hedefi doğrultusunda, Met Gala gibi çeşitli etkinliklerle kendilerini görünür kılabilabiliyor. Böylece müzenin belli bir süre için ekonomik kaynak edinmesi sağlanabiliyor. Öte yandan bu tip etkinlikler, müzenin ya da serginin popüler kültürün bir parçası haline gelmesine ve hızlıca tüketilmesine yol açabiliyor. Çünkü, popüler kültür hem son trendi hem de nesnenin tüketim kültürü içindeki ömrünü belirliyor[7]. Örneğin, Met Gala gibi bir organizasyon; ünlüler, sosyal medya ve çeşitli haberlerle görece gündelik hayatın anlık birer parçası haline getirerek; klasik müzenin ‘soğuk ve sıkıcı’ imajının değişmesini sağlayabilir. Böylece müzenin potansiyel tüketicisi ile arasındaki mesafe azalır. Ancak günümüzde önemli olanın, neyin tüketildiği değil, nasıl tüketildiği olduğunu unutmamak gerekiyor. İhtiyaçtan çok, isteklerin tatmin edilmesine odaklanan günümüz tüketim anlayışı, yalnızca bir ekonomik davranış olmaktan çıkarak, kültürel bir olgu halini de alıyor. Met Gala gibi organizasyonlarda tüketim söz konusu oldugunda ise sınıflar-arası (inter-class) ya da sınıf-içi (intra-class) bir geçiş mevcuttur. Çoğunlukla Sanat ve müzeler yüksek kültürün bir parçası olarak algılanırken, Met Gala ile beraber her sınıftan bireyin farklı platformlarda tüketebileceği bir olgu hale geldiği yönünde değerlendirmelerin sayısı hiç de az değil. Ancak, sanatın alıcısı ya da destekleyicisi egemen sınıf olmaya devam ediyor. Geçmişte aristokratlar, günümüzde ise iş adamları ya da filantroplar sanata maddi destek sunarken, Met Gala gecesinde bu kesimlerin çağdaş versiyonları olan start-up kurucuları, yeni nesil sosyal medya fenomenleri ya da ‘celebrity’ler alıyor. Tüm bu sebeplerden ötürü, Met Gala’yı (sergi ve organizasyonu) sadece kimin ne giydiği üzerinden değil teması, müzeye sağladığı ekonomik katkı ve sanat/kültür endüstrisindeki yeri ile birlikte, içinde birçok dinamiği barındıran bir kompleks bir etkinlik olarak ele almak gerekiyor.


[1]https://en.wikipedia.org/wiki/Metropolitan_Museum_of_Art#History

[2]https://en.wikipedia.org/wiki/Met_Gala

[3][3]https://www.forbes.com/sites/hayleycuccinello/2017/05/02/met-gala-2017-by-the-numbers/#696e720d52cc

[4]https://en.wikipedia.org/wiki/Camp_(style)

[5]http://postdergi.com/tuhaf-bir-begeni-camp/

[6]https://faculty.georgetown.edu/irvinem/theory/Sontag-NotesOnCamp-1964.html

[7]Artan, E. Ç. (2014). Etkileşim Düzlemi ve Tüketim Mekânı Olarak Postmodern Müzeler İstanbul’daki Özel Müzeler Üzerine Bir İnceleme. Galatasaray Üniversitesi İletişim Dergisi, 105-132. (http://iletisimdergisi.gsu.edu.tr/download/article-file/82905)